Korona Sayesinde Pavyondan Kurtuldum?

Korona Sayesinde Pavyondan Kurtuldum?

16 Mart 2020 Eleştiri İnceleme Siyaset Yaşam Üzerine Yazılar 0
korona,tepe,köprü,inşaat,milletin a.koymak,cami,virüs, korona virüsü,pavyon,yasak,reis,çalıyorlar ama çalışıyorlar,ister geç ister geçme ben sana geçiririm, igigbsg, türkiye'nin neresin de olursan ol,

Eve erken gelince hanım şaşırdı ‘Hayrola!’ deyince ‘İşim erken bitti’ dedim.
Pavyonların kapatılması iyi oldu, her gece her gece çekilir gibi değil, içiyorum hanım huylanıyor ‘Sen, alkol kokuyorsun’ diyor, ‘İş yerinde biraz içtim’ deyip geçiştiriyorum ama bilemiyorum, cin gibi.
Bu tatil iyi gelecek bana, ailecek vakit geçiririz akşamları, ev de değil herhalde, ‘AVM’ye gidelim’ diye tutturdu çocuklar, ‘tamam, yürüyün’ dedim, hem biraz alışveriş yapar hem de eğleniriz diye gittik, onların da saatleri konusunda biraz karışıklık vardı ama neyse bir değişiklik yokmuş iyi oldu, bir iki aile buluştuk herkesin gündemi ‘Korona’ ortak karara vardık ‘Türklere Bir şey olmaz’ diye, baksanıza dünya, patır patır dökülürken Türkler sadece hastalığa yakalanıyor demek ki bir hikmeti var, gerçi Hasan, ‘Fransa da bir Türk öldü’ dedi ama biz ‘O, öz Türk değildir’ diyerek ağzının payını verdik, oyun bozucu ne olacak, hep böyle bir musibet çıkarır.(*)
Bir yandan muhabbet ediyoruz ama aklım aslında Melâhat’ta ‘Biz ne zaman görüşeceğiz’ derken ki ses tonunu duysaydınız sizin de kanınız donardı, sanki pavyonları ben kapattım, onun derdini biliyorum, tam da ‘beğendiğim bir kolye var’ diye bir haftadır başımın etini yiyordu ‘ulan piyasa karışık biraz bekle diyorum’ içimden -içimden elbette- ama ‘dur kız sıkıştırma, bakarız işte diye geçiştiriyordum’ bu iş bitince kolye şart, valla sırtını döner uyur gibi yapar hapı yutarız.Gerçi iki kolye parası ayırmak lazım, ne zaman Melâhat’a bir şey alsam Hanım da ‘beğendiğim bir kolye var’ diye geliyor karşıma, ulan! telefona casus yazılım mı yükledin nedir bu senkron anlayamadım, tamam para ‘b.k’ gibi ama kolay kazanılmıyor ‘milletin a.koymak’ o kadar kolay mı sanıyorsunuz.
Kaç takla atıyoruz o parayı kazanmak için dağıttığımız para sayesinde kaç aile geçiniyor sizin haberiniz var mı?
Gerçi işler eskisinden biraz daha rahat, eskiden bakanı, müsteşarı, milletvekili derken iş uzar dururdu şimdi yeni dönemde milletvekilleri biraz aradan çıktı ama ‘az tabi’ bırakır mı yamyamlar o yağlı kemiği, bırakmıyorlar.
Fakat Allah devlete zeval vermesin çok akıllı memurlar var, yıllar önce bir usul buldular da biraz rahata kavuştuk artık herkes maaş alır gibi aylık rüşvetini alıyor, aslında usül çok basit, sloganı ise şöyle ‘İster Geç, İster Geçme, Ben Sana Geçiririm’, (İGİGBSG) ben buna bir de ek yaptım ‘Türkiye’nin Neresin de Olursan Ol’ diye, yakıştı valla, bu sloganı keşfedince keyfim baya bir yerine geldi idi.
Grup toplantısında herkes çok beğendi, ‘çok yaratıcı’ dediler, grup toplantısı deyince yanlış anlamayın aile toplantısı değil yapılan, bu işi yapanlar olarak biz, toplasan on kişi varız, arada bir toplanıp sohbet edip hem işleri konuşuyoruz hem de işleri sıraya koyuyoruz , e! malum hep biz kazanacak değiliz, toplu kazanıp toplu dağıtacağız ki (testere usulü) düzen bozulmasın.
Köprüsü, havaalanı, hastahanesi artık hep böyle ama şu camiler konusuna da bir el atmak lazım, oradan az geliyor çünkü, (hem cemaat toplanır, sevap kazanırız, hem de biraz para kazanırız, toplanmazlarsa daha güzel, gelmeyenlerin parası bize gelir elbette), şimdi ki durumda iş bitiyor, rüşvet bitiyor, ha! diyeceksiniz ki koca koca camiler yapılıyor, elbette küçük küçük yaparsak kimi doyuracaksın ama gerisi yok işte, bu biraz moral bozucu onlara da bir el atmak lazım.
Ama bunlar bizim boyumuzu aşar, tepe’lere bırakmak lazım bu işleri, gerçi şu sıralar bir ‘tepe’ lafları var ortalıkta ama bekleyelim bakalım belki bir sürpriz ile karşılaşabiliriz, meslek icabı işte ‘tepe, kupon arazi, inşaat’ deyince kulaklarımız kabarıyor hemen.
Aslında virüs, kriz vs. derken dikkatler dağınık, ortam tam müsait ama sonunda biz de emir kuluyuz.
Tepedeki adam çok akıllı ‘Biz Hırsızız’ diyerek seçim kazandı, böyle söylemedi tabii ki, güzel bir sloganı vardı ‘Çalıyorlar ama Çalışıyorlar’ diye. ‘Müslüman’ bir ülke de ‘Hırsızım’ deyip seçim kazanmak mümkün değil derdik ama, Allahın hikmeti işte, o akşam hepimiz çok çok çok takdir ettik.
Yani bu Korona tatili iyi geldi, iyi ki pavyonları kapattılar,
Hanım, Melâhat, çocuklar kolay değil arkadaş, çalışmak zorundayız ama biz de insanız yani…

Not: Pavyondan kurtuldum ama Melâhat’tan kurtulmak niyetinde değilim, onun için bu yazdıklarım aramızda kalsın, ‘Kocanızı Pavyondan kurtarmanın yolları’ ‘kesin bilgi’ deyip yaymayın, mutlu yuvaları mı bozmayın…

(*) Yazının yazıldığı 16 Mart 2020 tarihine kadar Türkiye de resmi olarak açıklanan herhangi bir ölüm vakası yoktu.
Türkiye de Covit 19 (korona salgını) vakasından ilk ölümün gerçekleştiği açıklaması, yazı yazıldıktan iki gün sonra, 18 Mart 2020 tarihinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yapıldı.

 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.