Tufan Dinarlı Özgeçmiş

Tufan Dinarlı

Ticaret lisesini bitirdi. 1982 de İFSAK’a (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) üye oldu. Yönetim kurulu üyeliği yaptı. İlk karma sergisini 1983 yılında açtıktan sonra bugüne kadar toplam 56 fotoğraf etkinliği gerçekleştirdi, bunlar genel olarak; Bir tanesi Paris’te olmak üzere Anadolu’nun çeşitli yerlerinde toplam 19 kişisel sergi ve bir tanesi Belgrad’da olmak üzere toplam 16 karma sergi açtı. Ayrıca 17 saydam gösterisi ve Didim Apollon tapınağında üç tane saydam ve dans gösterisi gerçekleştirdi. Bunlardan ayrı olarak ta çeşitli yerlerde belgesel fotoğrafçılığı tanıtan ve anlatan seminerler ile onlarca kişiye fotoğrafa ve dijital fotoğrafa başlangıç seminerleri verdi.

2004 yılında “İzmir Saat Kulesi” ve 2005 yılında “8 Mart” isimli iki kısa metrajlı filmi yapıp yönetmiş ve 2007 yılında “İşkence İzleri İstanbul Protokolü” isimli belgesel filmin görüntü yönetmenliğini yapmıştır.

Hazırlamış olduğu belgesel fotoğraf projeleri şunlardır; Söke ovasında yetişen pamuk’un insanlarını ve pamuğu anlatmayı amaçlayarak ” BEYAZ BİR ÖYKÜ; PAMUK İNSANLARI ” isimli belgesel saydam gösterisi ve fotoğraf sergisi hazırlayıp sundu. Tufan Dinarlı ayrıca Ege bölgesine özgü gelenekler olan Deve güreşi, Boğa güreşi, Karakucak pehlivan güreşleri ve Rahvan at yarışlarının konu edildiği ” EGE’DE KIŞ EĞLENCELERİ” isimli saydam gösterileri hazırladı. “YALOVA. 2. GÜN” isimli 12. Kişisel sergisini deprem bölgesinde çektiği fotoğraflardan oluşturan sanatçı depremin 16.günü Yalova’da bu fotoğrafları sergileyerek insanların ihtiyaçlarının sadece su ve ekmek olmadığına dikkat çekmek, ayrıca yaşananların unutulmaması gerektiği bilincinden hareketle; içinde bulunduğu topluma ayna tutmayı amaçlamıştır.

Pamuk belgeselinden sonra yaşadığı kenti belgelemek amacıyla Söke ilçesinin ilk yerleşim yeri olan Kemalpaşa mahallesini belgeleyerek aynı mahallede bulunan Sümbül sokakta bir karma fotoğraf sergisi açmıştır.

Fotoğrafları Söke de, İzmir, İstanbul, İtalya ve Paris de çeşitli koleksiyonlar da yer almaktadır. Tufan Dinarlı 2007-2008 yıllarında yerel bir televizyon kanalında on beş günde bir yayınlanan “Kültür Sanat Güncesi” isimli programın yapımcılığını ve yönetmenliğini yapmıştır.

İlk Fotoğraf Albümü “Körfez Depremi” depremin onuncu yılı olan 2009 yılında acıları paylaşmak amacıyla yayınlanmıştır.

2009-2011 yıllarında Söke Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi tarafından organize edilen Dijital Fotoğraf kurslarında eğitmenlik yapmıştır.

Halen Söke de, kurucusu olduğu, Magnesia Kültür Sanat Derneğinde, Tufan Dinarlı Fotoğraf Atölyesinde Fotoğraf eğitimi vermeye devam etmektedir.

Körfez Depremi ve Dijital Fotoğrafçılık El Kitabı isimlerinde iki kitabı yayınlanmıştır

Kronolojik Liste İçin Tıklayınız

Merhaba

Merhaba, Kişisel web sayfama hoş geldiniz. Diğer sayfalarıma yanda bulunan butonlardan ulaşabilirsiniz.

teşekkür ederim.

Annenizin Fotoğrafını Çekerken Dikkat Edilmesi Gerekenler;

annem

1. İşine Engel Olup Onu Kızdırmayın
Annelerin evde daima bir işi vardır. üstelik mutlaka zamanlıdır. ya öğlen yemeğidir yetiştirilmesi gereken ya akşam yemeğidir, bir de misafir geliyorsa çalışma iki kat artar evin toplanması, tozunun alınması,  yemeğin hazırlanması, çocukların sorularına cevap verilmesi vs. vs. hem bunlara engel olup hem de ‘gülümse bakayım’ demeyin.
2. Sürekli Mutfakta Fotoğrafını Çekmeyin
Evet ömürlerinin3/4 ü mutfakta geçer ama bunu sürekli belgelemenin gereği yok, salonda oturma odasında ya da dışarıda bir yerde fotoğrafını çekebilirsiniz.
3. Babanızın Olmadığı Zamanı Kollayın
Anneniz her ne kadar babanızı çok seviyor olsa da, onun  yanında bir miktar gergin olabilir ve çekim sırasında bu yüzüne yansıyabilir,  ayrıca babanız da annenize gösterdiğiniz bu ilgiyi bir miktar kıskanabilir. Ne olur ne olmaz diyerek ikisi farklı yerlerde iken annenizin fotoğrafını çekin.
4. Hâlen Çekemediniz mi?
Bütün olasılıkları denediniz ama annenizin fotoğrafını henüz çekemediniz mi? son çareye başvurun; fotoğraf makinesinde portre çekmek için gerekli ayarları yapın, ev içerisinde portre fotoğrafını çekeceğiniz yeri saptayıp fotoğraf makinesini orada hazır bulundurun, annenizin bulunduğu yere gidin (genellikle mutfaktır) yüzünüze bir gülümseme yerleştirin ve annenizin boynuna sarılarak şunları söyleyin;
“Anneciğim seni çok seviyorum, bir fotoğrafını çekebilirmiyim?”  bu soruya ‘hayır’ yanıtı verebilecek bir anne yoktur diye düşünüyorum.
hazırlık yaptığınız yere oturtun ve hızlı bir şekilde annenizin fotoğrafını çekin.

Tüm annelerin günü kutlu olsun.