“Şehir Uçarken” Ahlâk Düşüyor mu?

“Şehir Uçarken” Ahlâk Düşüyor mu?

11 Temmuz 2014 Eleştiri İnceleme Siyaset Türkiye Yaşam Üzerine 0
aydın büyükşehir belediyesi, çarşamba pazarı, chp, eşantiyon, hediye, hırsızlar, menfaat, seçim, topuklu efe, yerel seçimler, yetim hakkı, hırsız efe,aydın bbb,yetim hakkı,yolsuzluk,seçim vaatleri,özlem çercioğlu,2014,

Bu Yazı 11 Temmuz 2014 Tarihinde Yayınlanmıştır.

Önce bir soru, diyelim ki? seçim zamanı bir belediye başkanı tekrar aday oldu. Seçim çalışmaları sırasında şehrin bütün billboardlarını kendi partisinin afişleri ile donattı, ücretsiz takvim, broşür, atkı’lar dağıttı kendisinin, partisinin reklamını yaptı ve fakat bütün bunların parasını belediye bütçesinden harcadı. Bu durumda aklınıza ilk gelen şey nedir?

  1. “Hangi parti yaptı acaba bunları?” Diyenler buradaki linkten devam edebilirler, yazının kalanını okumalarına gerek yok.
  2. “Vay namussuz! halkın parasını kendi çıkarları için nasıl kullanır?” Diyenler, bu yazı sizler için yazıldı.

Buyrun;

Kısa bir öykü ile başlayalım;

Belediye Başkan Adayının “Uçuracağız” Vaadi Pazarcı Esnafını Harekete Geçirdi.

“Bütün şehirleri uçuracağız” sloganı ile seçim çalışmaları yapan Belediye Başkanı ve aynı zamanda yeni dönem için belediye başkan adayı olan siyasetçi, Çarşamba pazarı girişinde esnaf, tarafından kuştüyü kanatlarla karşılandı. “Uçur Başkan” “Uçur Başkan” tezahüratları arsasında pazar yerini gezen Belediye Başkanına esnaf tarafından kuştüyünden yapılmış kanatlar hediye edildi.

Seçim sloganının halk arasında karşılık bulmasını sevinçle karşılayan belediye başkanının “topuklu” yerine “spor” ayakkabı ile Çarşamba pazarına gelmesi, “inerken daha rahat olmak için mi acaba?” diye düşünülmesine sebep oldu ise de bir süre sonra insanların kafasında acaba bu iş “danışıklı döğüş mü?” gibi sorular uyanmasına sebep oldu. Buna rağmen yaratılan “gerçeklik” duygusundan dolayı konunun üzerinde fazlaca durulmadı.

Çarşamba pazarına takvim ve anahtarlık dağıtımı için gelen belediye başkanı hem ücretsiz hediyelerini dağıttı hem de vatandaş ile sohbet etti. “Beş yıldır belediye başkanısın, bu kadar zamandır Aydın’ı niye uçurmadın bak yerinde duruyor!” diyerek belediye başkanına laf atan bir vatandaş -ki muhalifler tarafından satın alındığı söyleniyor- yardımcılarının gayretleri ile uzaklaştırıldı.
Bu müdahale üzerine yakın çevresindekilere “Ayol kaç tane belediye başkan yardımcısı, belediyeden memur uçurdum onlar sayılmıyor mu?” diye soran Belediye Başkanı, “sayılmaz mı başkanım sizden iyi uçuran yok vallahi” sözleri ile teskin edildi. O sırada bir vatandaşın dağıtılan eşantiyonları göstererek “Başkanım bu değirmenin suyu nerden geliyor?” diye sorması üzerine Belediye Başkanı; “Merak etmeyin hepsi kanunlara uygun Belediye bütçesinden buna kaynak ayırdık” diye yanıt verdi.
Pazar alışverişi yapmakta olan bir teyze “ başkanım bizi uçuracak” sloganlarını duyunca “yavrum ben uçmaktan korkarım yürüsem olmaz mı?” şeklindeki sorusu ise siyasiler tarafından tebessümle karşılandı.
Pazarın uzak bir yerinde “hamam yok hamam!?” diye bağıran bir vatandaş ise “Memleketi Uçurmak” için hazırlanan gizli projeyi ifşa ettiği ve “Devlete Ait Sırları Açığa Çıkarttığı” için gözaltına alındığı bilgisi geldi ise de bu haber bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı…

“Uçur başkan” “uçur başkan” sloganlarını ortalığı inletirken pazar yerinde alışveriş yapan vatandaşın birisi, diğerine sordu “- aklıma takıldı; diyelim ki şehri uçurdu, pekiii nereye konduracak!”
Merak etmeyin, buraya kadar yazdıklarım hayal ürünü bir hikaye.

Aslında tam olarak “hayal ürünü” sayılmaz, bu öyküde iki tane gerçek var, birincisi dağıtılan “eşantiyonlar”, ikincisi ise bütün bunların “kanunlara uygun” olması “maâlesef” gerçek.

Neden mi “maâlesef” anlatayım:

Önce şunu söylemek lâzım bir şeyin örneğin yapılan bir işin “kanunlara uygun” olması onun her zaman “doğru” veya “ahlâki” olduğu anlamına gelir mi?
Konuya bu açıdan bakmadığınız için kafanız mı karıştı, Güzel! kafa karışıklığı iyidir.

Seçim Eşantiyonları Dağıtılırken, İlkeli Bir Duruş Olarak Bunları Red Etmek

Şimdi, önce eşantiyonlar konusunda birkaç sözüm var, kişisel olarak siyasilerden bu tür hediyeleri kabul etmem, bu konuda prensiplerim vardır, örneğin seçimden önce ki günlerde bir siyasi partinin tanıtım broşürü için kapımı çaldılar genç bir kız bana bir broşür ve bir zarf uzattı. Broşür, Söke Belediye Başkanı adayı olan siyasetçinin tanıtımı için, diğeri ise büyükşehir belediye başkan adayı olan kişinin tanıtım broşürü sanıyorum, “sanıyorum” dememde ki sebep büyükşehir belediye başkan adayının isminin yazılı olduğu ağzı kapalı bir zarfın bana uzatılmış olması. Üzerinde isim yok adres yok sadece ağzı kapatılmış bir zarf. Tanıtım yapan genç kız bunu bana uzatıyor “nedir bu?” diye sorduğumda “tanıtım broşürü” diye cevap verdi “peki neden kapalı bir zarf dedim”, “önemli değil açabilirsiniz” diye cevap verdi. Ama bu cevap beni ikna etmedi “teşekkür ederim ben siyasilerden kapalı bir zarf kabul etmiyorum” diyerek zarfı elime almadan geri çevirdim. Seçim harcamalarının şeffaf olmasını savunan biri olarak bu türden kurallarım vardır. Gelelim eşantiyonlara;

Bu Değirmenin Suyu Nereden Geliyor?

Bildiğiniz gibi ülkemizde seçim harcamalarının şeffaf olması ile ilgili bir düzenleme yok, her seçim döneminde hemen herkes söyler, gazeteciler tarafından yazılır, seçime girme masraflarının çok fazla olduğu, bu giderlerin mutlaka belgelenmesi gerektiği ve hatta sınırlandırılması gerektiği yazılır ama seçimlerden sonra bu konu unutulur. ben de bu konular da (mal beyanının açıklanması ve seçim harcamalarının şeffaf olması üzerine) yazılar yazmıştım (buradan okuyabilirsiniz). Harcamaların şeffaflığı konusunda yasal bir düzenleme olmayınca bu da her seçimde birçok iddiayı gündeme getiriyor. Ancak benim aşağıda yazdığım bu satırlar iddia değil, belgelere dayalı gerçekler.

2013 yılı Kasım ayında Aydın Belediye Meclisinde 2014 yılı gelir-gider ücret tarifesi, performans -kısaca bütçe- görüşmesi yapıldı basından izlediğim kadarı ile bütçe de toplama hataları gibi pekçok hatalar olduğu gibi, bütçenin kabul edildiği bile şüpheli -ki bu günlerde konu yargıda devam ediyor- ama bütün bunların haricinde bir konu var ki bir vatandaş olarak benim çok ilgimi çekti o da şu:

Belediye’de dağıtılan Performans Programı’nın 31. sayfasında yazılanlara göre “Özel gün ve kutlamalarla ilgili program hazırlanması, protokol düzeni belirlenmesi, günün anlam ve önemine paralel hediye verilmesi, ödül dağıtılması harcaması” ile ilgili bölüm. Bütçe de bu paranın nereye harcanacağı bölümün başlığından anlaşılıyor zaten açıklamaya gerek yok fakat yazımın konusu bu paranın miktarı, gazetelerden okumaya devam edelim:

“Aydın Belediye Başkanlığı iki ayrı harcama kaleminde yer alan bilgilere göre, 2012 ve 2013 yılında toplam 679 bin 54 TL ödül ve hediye dağıtarak vatandaşın gönlünü almaya çalıştı. 2014 yılında ise aynı harcama kalemleri kapsamında 2 milyon 434 bin 780 TL harcama hedeflendiği belirtildi.”

2014 için öngörülen rakam eski parayla yaklaşık olarak ikibuçuk trilyon lira. Yani aydın belediyesi bu yıl içerisinde hediye olarak dağıtmak üzere bütçeye iki buçuk trilyon türk lirası koymuş ve bu rakam geçtiğimiz iki yılın toplamından ikibuçuk kat fazla.

Şimdi diyebilirsiniz ki -ne olmuş yani Aydının tanıtımı için fazla para harcanmasının neresi kötü?

Elbetteki kötü değil ama burada bir ayrıntı var ki o da şu; bu para bütçede yazılan amaçlar için yapılır ise, bunu pekçok insan kabul edebilir; kimisi, çok bulur, gereksiz bulur ama fazla bir itiraz olmaz, peki ya amacı dışında kullanılırsa?

Şöyle söyleyeyim; şimdi, diyelim ki siz A veya B partisini tutuyorsunuz belediye başkanı ise C partisinden, seçimler yaklaşırken belediye başkanı seçimlerde yeniden aday oluyor ve kendisini tanıtmak amacı ile gazetelere, bilbordlara tam sayfa ilanlar veriyor, çarşı da pazar da takvim, tişört saat dağıtıyor bütün bunları yaparken de örneğin gazete ilanlarının tam altına çok küçük harflerle şöyle bir yazı yazıyor “bu ilan aydın belediyesinin tanıtım çalışmaları için verilmiştir.” bunun anlamı “yani! bu paralar belediye bütçesinden ödeniyor” demektir.

Evet, görüldüğü gibi vatandaşın su, emlak, çevre temizlik vs. adı altında ödediği vergiler bir belediye başkan adayının seçim harcamalarının kaynağını teşkil ediyor. Bu belediye başkanı bu konuda meclisten karar çıkarttığı için (AKP ve MHP’li meclis üyeleri çekimser oy verdiler, belirteyim) yaptığı bütün harcamalar “kanunlara uygun gibi” peki ama insanların şehre hizmet getirmesi için ödediği vergileri kendi seçim harcaması için kullanması “Ahlâki” mi derseniz, Hayır, yapılan bu işlem en hafif deyimi ile tamamen “Gayri Ahlâki”

Hem de evrensel hukuk ilkelerine aykırı, evet yanlış okumadınız hukukun evrensel ilkelerine uymayan eylemler “belediye meclisinden karar çıkarmak” suretiyle örtbas veya göz ardı ediliyor.(1)
Yukarıdaki soruyu burada tekrar sormak gerekirse;
Yapılan bir işin; “ kanunlara uydurulmuş olması onun her zaman “doğru” veya “ahlâki” olduğu anlamına gelir mi?”
Sanırım artık cevabı biliyorsunuz…

Türkiye, Bir “Muz Cumhuriyeti” Oldu…

Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir, senin bu yazdıklarını, gazetelerden okuduklarını, bu kentin yöneticileri veya yasa uygulayıcıları okumuyorlar mı? derseniz, herhalde okumuyorlar derim, çünkü yapılan işe her ne kadar bir kılıf uydurulsa bile, halktan toplanan vergilerin kişisel menfaatler için kullanılması yine de bir suç, ama bu bir “sonuç” oluşturuyor mu derseniz hayır! burası bir Muz Cumhuriyeti olduğu için, yapanın yanına kâr kalıyor. Peki sen niye yazıyorsun bütün bunları diye ikinci bir soru sorarsanız derim ki: Bir gün, bu Muz Cumhuriyeti biter ve gerçekten demokratik bir cumhuriyet kurulur da bütün bu yapılanlardan, yetim hakkı yiyenlerden, yetim hakkı yenilirken, seyredenlerden hesap sorulur diye tarihe not düşüyorum.

 

Okuduğunu Anlayamayanlar İle Anlamak İstemeyenlere Notlar:
  1. Bu yazıdan “şu parti çalıyor, bu parti çalıyor biz de yapmışız çok mu?” Gibi bir sonuç çıkarılamaz. Bu satırların yazarı hırsızlığın her türlüsüne karşıdır hangi kişi, kurum veya parti yaparsa yapsın “ilkeli” bir duruş olarak hepsine karşı çıkar.
  2. Bu satırların yazarı başkasının yaptığı hırsızlığı görüp kendi partisinden yapanları görmeyenleri “ilkeli” bulmadığı gibi “samimi” de bulmaz. Bu tür “hırsızları aklama” anlamına gelen yaklaşımları kendince iki nedene bağlar; birincisi kendi tuttuğu partideki “hırsızlığı” görmeyen muhtemelen yapılan hırsızlığa ortaktır, onun için görmemektedir ya da “bir gün ben de hırsızlıktan pay alırım” diyerek, kendini “ahlâki” olarak “hırsızlığa” hazırlamak için hırsızları savunmaktadır? -ki bu da ikincisi oluyor.- ya da şöyle düşünün komşunuzun evine hırsız girdiğini duyduğunuzda siz, evin içinde göbek atmazsınız herhalde…(atarmısınız?)
  3. Her ne kadar çok söylendiği için anlamı yitirmiş gibi görünse de, bu satırların yazarı, evrensel bir gerçek olan “yetim hakkı”na, onun korunması ve suistimal edenlerden “kanunlar çerçevesinde hesap sorulması” gerektiğine inanır.

 

Meraklısına notlar;
  1. Evrensel hukuk ilkelerine uygun olmayan ama kanunlara uygun yapılan işlerin tarihçesi İttihat ve Terakkinin kurucusu Enver Paşaya kadar gider, 1914 yılında Harbiye Nazırı (şimdiki karşılığı Savunma Bakanı TD.) olan Enver Paşa anılarında şöyle yazar “biz de (Harbiye Nezaretinde TD.) yapılan her iş kanunlara uygundur. Şöyle ki bir iş yapacağımız zaman onunla ilgili kanun var mı? diye bakıyoruz, eğer yoksa, önce kanunu çıkarıyoruz sonra o işi yapıyoruz.” diyerek Osmanlıdan bugüne İttihatçı devlet tarafından devam ettirilen bu çarpık zihniyetteki “geleneği” başlatmıştır. (-ki bugün de bu zihniyet “devlet” tarafından devam ettirilmektedir.) Ve tabi unutmamak lazım bir şeyin tarihsel dayanağı olması onun “doğru” olduğu anlamına gelmez, hırsızlık da insanlık tarihi kadar eski ama günümüzde hırsızlık yapan yine de “suçlu” oluyor. (evrensel hukuk)
  2. Sayıştayın Aydın Belediyesi hakkında hazırladığı 2012 Yılı Denetim Raporu için Tıklayınız

 

İlgili Yazılar:

aydin-belediyesi-vatandasa-secim-oncesi-bayram-yaptiracak
Ramazan ve iftar çadırları başlıklı yazım
Meraklısına Başka’ca Yazılar;
Aydın Belediyesi Bütçe Hesap Hatası: aydindenge.com.tr/butce-krizi
Aydın Belediyesindeki Yolsuzluk İddiaları: Basından haberler
Aydın Halkının Çarçur Edilen Paraları
Benim hırsızım iyidir! – Ergun Babahan

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.