Sudan Koyun Geçirme Yarışması

Denizli, Çal, Aşağıseyit köyünde Menderes’in kenarında yapılan geçmişi oldukça eskiye dayalı bir festival.

Geçtiğimiz yıllarda gitmiştim, Genelllikle iki veya üç gün sürüyor Menderes Nehri’nin kenarında panayır kuruluyor ve pazar günü sudan koyun geçirme yarışması ile bitiyor.
Birkaç yıldır fotoğrafçıların yoğun ilgisini çeken bir festival ancak fotoğraf çekmeye gidecek olanlar için bir anımı anlatayım, yarışma için sırasını bekleyen bir köylünün fotoğrafını çekmek istediğimde ‘çekebilirmiyim’ diye sordum ‘Hayır’ deyince şaşırdım ‘neden’ diye sorunca anlattı, birkaç yıl önce birisi fotoğrafını çekmiş daha sonra bir yarışma da ödül kazanmış, bu kişi de ödülden pay almak isteyince fotoğrafçı buna pay vermemiş, bundan dolayı fotoğraf çektirmiyormuş…
Ben adama bakıyorum ‘acaba benimle dalga mı? geçiyor’ diyerekten, yok gayet ciddi bir şekilde böyle yapmış, ben de ‘millet gazeteye çıkmak için üste para veriyor, siz gazeteye çıktınız bir de üste paramı istediniz?’ deyince o da bana bakmaya başladı, hikmeti kendinde sanan, o köylü izin vermediği için  fotoğrafını çekmedim.
Yani oraya gittiğinizde (ama aslında her zaman için) fotoğrafını çekeceğiniz insanlardan izin isteyin, kimisi izin vermeyebilir.
Aşağıda köyün web sayfasında yer alan festival bilgilerini bulabilirsiniz.

“Denizli’nin Çal ilçesinin Aşağıseyit Köyü’nde yapılan ilginç bir festivalle, yaklaşık 800 yıllık bir aşkın anısı tazeleniyor. İşte kısaca öyküsü:
Yörük çobanlarından biri ile oymak beyinin kızı arasında içten içe yanık bir sevgi vardır. Çoban bu sevgisini açıkça söyleyemez. Zaten uygun olmadıklarından, kendisine verilmeyeceğini de bilir. Bu yüzden çoban, içinde yaşadığı sevgisini kavalıyla sürüsüne anlatır.
Zaman geçtikçe kız da çobana karşı sevdalanır. Kavalın büyüleyici sesinden etkilenerek, dilini iyice çözer ve kavalın sesiyle anlaşmaya başlarlar.

Günlerden bir gün sürü dağda hırsızların hücumuna uğrar. Hırsızlar çobanın elini kolunu bağlar, sürüyü alıp gitmek isterler. Fakat sürü bir türlü yerinden kalkmaz. Çoban, “Ben kaval çalmazsam sürüm bir yere gitmez, çözün kollarımı ben sürüyü kaldırayım.”
Çobanı çözerler. Kavalını eline alır, başlar yanık yanık öttürmeye. Sürü hemen kalkar, yavaş yavaş yürümeye başlar. Bu arada Beyin kızı kaval sesini duyar ve tehlikeyi anlayarak hemen köylüye haber verir.” devamını okumak için tıklayınız

 

Düşüncelerinizi Paylaşın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.